jinekoloji.net

Kadın Sağlığı Arama Motoru

Doğru arama yapın, aradığınızı bulun...

jinekoloji.net Dr.Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmıştır.
       
       

Dikkat: Aşağıdaki yazının tüm hakları basılı yayın olarak saklıdır (© 28 Gün / Kadın Olmak-2003). Yazıyı veya yazının herhangi bir kısmını herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) kullanmadan önce Dr. Kağan Kocatepe'den izin almanız önerilir. Aksi durumlar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet anlamına gelir.

ULTRASONOGRAFİ İNCELEMESİ

Ultrasonografi cihazının genel özellikleri ve çalışma prensibi:

Ultrasonografi cihazı monitör, prob, anabirim olmak üzere üç ayrı bölümden meydana gelir.

Prob, incelenmek istenen bölgenin üzerine veya içine yerleştirilen alettir. Bölgenin üzerine veya prob üzerine sürülen jel vasıtasıyla probun hem daha iyi görüntü elde etmesi hem de bölge üzerinde daha kolay gezdirilmesi sağlanır.

Problar incelenen bölgeye ultrasonik (sesötesi, yani insan kulağının duyabileceği seslerden çok daha yüksek frekanslı) ses dalgaları yollarlar. Bu ses dalgaları dokular arasından geçerek derinlere kadar ilerler. Dokunun özelliklerine göre ses dalgalarının ilerlediği derinlik farklıdır. Ses dalgası ilerleyebileceği en uç noktaya çarptığında geri döner. Bu dönüş ultrasonografi cihazının anabiriminde algılanır ve buraya geri dönen ses dalgaları topluca işlenerek eşzamanlı bir görüntü ortaya çıkar. Monitörde izlenebilien bu görüntüye ultrasonografi görüntüsü adı verilir.

Ultrasonografide elde edilen sabit görüntü printer vasıtasıyla kağıda aktarılabilir, veya tüm eşzamanlı görüntüler bilgisayar veya video gibi kayıt sistemlerine aktarılabilir.

Ultrasonografinin tıpta kullanılan tüm görüntüleme yöntemleri arasında en avantajlı yönü eşzamanlı görüntü sağlayabilmesi ve iyonize edici ışınlardan yoksun olmasıdır. Ses dalgalarıyla çalıştığı için şu ana kadar canlı doku üzerine zararlı bir etkisi saptanmamıştır.

Jinekolojik uygulamalarda ve gebeliğin incelenmesinde iki ayrı ultrasonografi probu kullanılır. Biri karın cildinden inceleme yapılan "abdominal prob", diğeri ise vajina içine yerleştirilerek inceleme yapılan "vajinal prob"'tur:

gebelik.org

gebelik.org
vajinal prob abdominal prob

Bu aşamada özellikle vurgulanması gereken nokta ultrasonografinin jinekolojik muayenenin bir alternatifi olmadığıdır. Bazı kadınlar doktorlarından yalnızca ultrasonografi yapılarak tanı konmasını talep ederler. Bazı hastalıkların (rahimağzı sorunları, enfeksiyonlar gibi) jinekolojik ultrasonografiyle tanınması mümkün değildir. Bu nedenle ultrasonografi tanı ve tedavide yalnızca ikincil bir rol oynayabilir.

Vajinal prob abdominal prob farkı:

Abdominal probta görüntü monitöre kalın bir cilt ve ciltaltı tabakasını geçerek ulaşır. Vajinal ultrasonografide ise genital organlar ile prob arasında yalnızca çok ince bir doku bulunur. Bu nedenle vajinal probla elde edilen görüntüler daha net ve daha kaliteli görüntülerdir. Bunun yanında genital bölgenin dışına taşan kitlelerin üst sınırı ancak iki yöntem beraber kullanılarak anlaşılabilir.

Abdominal ultrasonografide görüntünün kalitesi idrar torbasının doluluğuyla yakından ilgilidir. Bu nedenle bu inceleme için kadının idrar torbasının yeterince dolması için beklemek gerekir. Vajinal probla inceleme için ise idrar torbasının dolu olması gerekmez, aksine iyi bir inceleme için mesanenin boş olması tercih edilir.

Günümüzde jinekolojik değerlendirmelerin çoğunda muayeneden hemen sonra ultrasonografi ve sıklıkla vajinal ultrasonografi yapılır. Bakire olan kadınlarda ise vajinal inceleme yapılamayacağından muayeneyle birlikte abdominal ultrasonografi incelemesi yapılır.

Vajinal ultrasonografi gebelik döneminde sıklıkla kullanılır. Erken gebelik dönemindeki muhtemel sorunları ortaya çıkarmada, mol gebeliği adı verilen patolojik gebelik türünün tanısının konmasında veya dış gebeliğin erken tanısında abdominal proba göre daha erken ve daha fazla detay verir. Gebelikte uygulanan ultrasonografinin gebeliğin seyri üzerine hiç bir olumsuz etkisi yoktur ve düşük nedeni değildir.

Ultrasonografi ile ön tanısı konabilen temel durumlar

  • Gebelik döneminde bebek, bebeğin içinde yüzdüğü amniyos sıvısı ve bebeği besleyen plasenta ile ilgili özellikler ultrasonografi ile detaylı bir şekilde incelenebilir. Gebelik döneminde uygulanan ultrasonografi hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayın
  • Genital bölgede muayenede saptanan kitlelerin ayrıntıları: Saptanan kitlenin solid (katı), kistik (içi sıvı dolu) ayrımının yapılması, boyutları, kaynaklandığı organ ve kitlenin organ içindeki yeri, kitlenin kötü veya iyi huylu olduğuna işaret edebilen özellikler ultrasonografide saptanabilmektedir. Ultrasonografide en sık rastlanan kitleler yumurtalık kistleri ve miyomlardır.
  • Gebe kalamama sorununun değerlendirmesi ve tedavisinde folikülometri adı verilen seri ultrasonografi incelemeleriyle yumurtalık içinde olgunlaşan folikülün durumu takip edilebilir ve bu folikülün ne zaman çatlayacağı, yani yumurtlamanın muhtemelen ne zaman olacağı belirlenebilir.
  • Rahim iç tabakasının kalınlığı ölçülebilir, özellikleri değerlendirilebilir: Kalınlık ölçümü özellikle gebe kalamama sorununun değerlendirilmesi ve tedavisinde ve menopoz döneminde hormon ilacı alan bir kadının rahim iç tabakasının bu ilaca verdiği cevabın değerlendirmesinde kullanılır. Bunun yanında rahimiçinde spiralin uygun konumda olup olmadığı belirlenebilir, özellikle düzensiz bir kanama durumunda muhtemel kanama nedeni hakkında fikir yürütülebilir. Ülkemizde fazla uygulanmayan Histerosonografi adı verilen incelemede rahim içi sıvıylaı doldurularak rahim iç tabakasının ayrıntılı olarak incelenmesi mümkün olabilmektedir.

Ultrasonografi ile saptanamayan durumlar

Halk arasında ultrasonografi mucizevi bir tanı yöntemi olarak görülmektedir. Aşağıdaki liste bunun böyle olmadığını göstermektedir:

Ultrasonografi ile;

  • Genital enfeksiyonlarının hiçbirinin tanısı konamaz,
  • Rahimağzı yarası, rahimağzındaki kanser öncüsü lezyonlar tanınamaz, bunlar için rahimağzının gözle değerlendirilmesi gerekir,
  • Hiçbir genital kanser türünün kesin tanısı konamaz, bu konuda yalnızca yol göstericidir,
  • Düzensiz kanamanın kesin nedeni anlaşılamaz, bu konuda yalnızca bir fikir elde edilebilir,
  • Kitleye neden olmadığı sürece endometriyozis hastalığı tanısı konamaz,
  • Kadının ne zaman adet göreceği belirlenemez,
  • Fallop tüplerinin açık olup olmadığı belirlenemez, bunun için HSG adı verilen inceleme yapılmalıdır,
  • Ne zaman menopoza girileceği belirlenemez, bunun için hormon ölçümü yapılmalıdır,
  • Kadının daha önce gebe kalıp, kalmadığı, kürtaj olup olmadığı görülemez,
  • Kızlık zarının bozulup bozulmadığı anlaşılamaz (karından yapılan ultrasonografide).

Ultrasonografi ile saptanabilen ve saptanamayan durumların listesi çok daha uzundur. Burada en sık rastlanan durumlar ele alınmıştır.



© 2002 [ 9 AY 10 GÜN-Kitap: ISBN 975-6797-20-7 ]
© 2003 [28 Gün / Kadın Olmak- Kitap: ISBN 975-6797-46-0 ]
© 1999-2050 - Her hakkı Dr. Kağan Kocatepe'ye aittir.
Op. Dr. Kağan Kocatepe
>>Nispetiye Caddesi No:34
Levent / İstanbul>>