jinekoloji.net

Jinekoloji ve Kadın Sağlığı Bilgileri Sitesi

site kullanıcıları: uyarıyı okuyunuz



Siteyi ana sayfanız yapın


 

"Papsmear testi ve rahim ağzı kanseri taraması-2.sayfa

(Smear raporunda çıkan CIN 1,2,3, LGSIL, HGSIL ve ASCUS ne anlama gelir?)

Papsmear ne sıklıkla uygulanmalıdır?

Cinsel yönden aktif hale gelen her kadın yıllık jinekolojik muayeneler için başvurmalı ve bu esnada papsmear kontrolleri yapılmalıdır. İki normal papsmear sonrası, papsmear yapılma sıklığı iki yılda bire indirilebilir. Yıllık jinekolojik muayeneler ömür boyu sürdürülmelidir.

Papsmear için en uygun zaman adet döngüsünün hangi günleridir?

Papsmear için en uygun zaman adet kanaması tamamen bittikten sonraki günler olmakla birlikte kanamanın olmadığı herhangi bir zamanda alınabilir. Adet kanaması veya başka bir nedenle kanama olduğunda papsmear alınsa da teknik zorluklar nedeniyle yorumlanamayabilir. Papsmear uygulamasının daha etkili olabilmesi için bir gün önceden cinsel ilişkide bulunulmamalı ve vajina içi yıkanmamalıdır.

Papsmear sonuçları güvenilir midir?

Papsmear sonucunun güvenilirliğini etkileyen en önemli faktörler usulüne uygun alınması (doğru zamanlama, usulüne uygun teknik kullanarak bol miktarda hücre toplama, alındıktan hemen sonra sabitleme işleminin uygulanması gibi) ve patolojik incelemenin tecrübeli bir patoloji uzmanınca dikkatli bir şekilde yapılmasıdır. Ancak bu şartların tümü yerine geldiğinde ve papsmear sonucu normal geldiğinde bunun %100 olasılıkla kanser olmadığı anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Papsmear raporunda şüpheli bir durum ortaya çıktığında da bu tanının genellikle kolposkopi ("büyüteç") veya kolposkopi altında biyopsi ile doğrulanması önerilir.

Papsmear sonuç raporunda neler bildirilir?

Raporda patoloji uzmanı tarafından öncelikle bildirilmesi gereken alınan hücrelerin inceleme için yeterli olup olmadığıdır. Çeşitli nedenlerle (numunenin sabitlenme işlemine tabi tutulmaması nedeniyle kurumuş olması, hücre sayısının yetersiz olması, kan veya yoğun iltihabi hücreler nedeniyle diğer hücrelerin incelenememesi gibi) patoloji uzmanı yeniden numune alınmasını isteyebilir.

Raporda diğer belirtilmesi gereken, sonucun patolog gözüyle normal olup olmadığı, anormal bulgular varsa anormalliğin ne olduğu ve ileri inceleme gerekip gerekmediğidir.

Papsmear raporları patoloji uzmanının benimsediği ekole göre çeşitli sınıflama sistemlerinden biri veya bu üç sınıflamanın her biri ayrı ayrı temel alınarak yazılır (aşağıda yer alan tabloya bakınız).

Hem doktorların hem de hastaların alışkın olduğu ve Papsmear incelemesinin geliştiricisi olan Dr. Papanicolau'nun adının verildiği sınıflamaya göre Class I hücrelerde hiçbir sorun olmadığını, Class II ise hücrelerde enfeksiyona bağlı bazı değişikliklerin olduğunu tanımlar. Class III ve üzeri mutlaka kolposkopi ve biyopsi ile ileri inceleme gerektiren durumları belirtmek için kullanılan ifadelerdir.

Papsmear incelemesinde hücrelerde bir sorun saptandığında Papanicolau sınıflamasına ek olarak patoloji uzmanlarının çoğu sorunu Tanımlamaya Dayalı Sisteme göre de tarif ederler. Burada sorun "hücrelerde atipi" yani şekil değişikliği, "hücrelerde koilositik atipi" yani HPV'ye bağlı değişikliği veya "CIN, I, CIN II, CIN III", yani kanser öncüsü lezyonlar şeklinde tanımlanır.

Bethesda sistemi de Tanımlamaya Dayalı Sisteme benzer bir şekilde hücrelerdeki şekil değişikliklerini ve kanser öncüsü lezyonları kendi terminolojisine göre tanımlar.

Aşağıdaki tabloda en çok kullanılan Papsmear raporlama sistemleri görülmektedir. Aynı satır içinde yer alan ifadeler çeşitli sistemlerde yer alan tanımlamaların birbirleri içindeki tam karşılığıdır. CIN bahsinde aşağıda yer alan ifadelerin anlamlarını bulabilirsiniz.

Papanicolau sistemi (1941)

Tanımlamaya dayanan sistem

Bethesda sistemi (1991)

Class I

negatif (normal anlamında)

normal

negatif ancak enfeksiyon var

enfeksiyon açıkça belirtilir

Class II

inflamatuar atipi

inflamasyon, reaktif ya da reparatif değişikliklere bağlı selim hücresel değişiklikler

skuamöz atipi

ASCUS (atipik hücreler var, ancak anlamı tam olarak belli değil)

kondilomatöz (koilositik) atipi

düşük dereceli SIL ve HPV'ye bağlı hücresel değişiklikler

Classs III

minimal ya da hafif displazi (CIN I)

düşük derece SIL (LGSIL) (HPV'ye bağlı değişiklikler olabilir de olmayabilir de

orta derece displazi (CIN II)

yüksek dereceli SIL (HGSIL)

ağır displazi (CIN III)

yüksek dereceli SIL (HGSIL)

Class IV

insitu kanser (CIN III)

yüksek dereceli SIL (HGSIL)

Class V

habis hücreler var

yassı epitel hücreli kanser

ASCUS: Atypical squamous cells of undetermined significance
SIL: squmaous intraepithelial lesion
HPV: human papilloma virus
CIN: Cervical intraepithelial neoplasia